Zafer Partisi Sakarya’da Neden Tutmadı?
Siyasette güven, sandıktan önce teşkilatta başlar. Bir partinin bir şehirde kök salabilmesi için yalnızca tabela asması yetmez; o tabelanın arkasını dolduracak irade, kadro ve meşruiyet gerekir. Sakarya’da Zafer Partisi’nin yaşadığı temel sorun da tam olarak burada başlıyor. Çünkü bu şehirde kongre yapılmadı, teşkilat tabanın iradesiyle şekillenmedi.
Peki bu tablo, Zafer Partisi’nin Sakarya’da neden tutmadığını bize ne anlatıyor?
Kongre Yoksa Meşruiyet de Yoktur
Siyasi partilerde kongre, sadece bir formalite değildir. Kongre; teşkilatın nefes aldığı, üyelerin söz sahibi olduğu, yönetimin meşruiyet kazandığı en temel zemindir. Sakarya’da Zafer Partisi bu zemini hiç oluşturamadı.
İl teşkilatı uzun süre atanmış yönetimler üzerinden yürütüldü. Bu durum, parti içi demokrasiyi zayıflattığı gibi, sahada da ciddi bir motivasyon kaybına yol açtı. Üyesine “senin sözün önemli” demeyen bir yapıdan, güçlü bir yerel siyaset çıkmaz.
Atanmış Yapı, Dağınık Teşkilat
Kongre yapılmaması, Sakarya’da Zafer Partisi’ni sürekli geçici bir yapı hâline getirdi. Yönetimler değişti, görevler el değiştirdi, ancak hiçbir dönem “kalıcı” bir teşkilat hissi oluşmadı.
Bu tablo sahaya da aynen yansıdı. İlçelerde güçlü örgütlenme kurulamadı, mahalle bazlı çalışma yapılamadı. Çünkü herkes şunu biliyordu:
“Bu yapı yarın değişebilir.”
Siyasette geçicilik algısı, seçmenin zihninde en hızlı kaybedilen kredidir.
Söylem Vardı, Teşkilat Zemini Yoktu
Zafer Partisi’nin Türkiye genelinde ses getiren söylemleri Sakarya’da da tekrarlandı. Ancak söylemi taşıyacak sağlam bir teşkilat zemini olmayınca, bu çıkışlar havada kaldı.
Sakarya seçmeni yalnızca ne söylendiğine değil, kimin söylediğine ve ne kadar temsil gücü olduğuna bakar. Kongre yapmamış, tabanını sandığa çağırmamış bir teşkilatın temsil gücü doğal olarak zayıf olur.
Saha Değil, Merkez Odaklı Siyaset
Sakarya’da Zafer Partisi’nin siyaset tarzı daha çok açıklamalar ve sosyal medya üzerinden yürüdü. Oysa bu şehirde siyaset; pazarda, sanayide, köyde ve esnafla yapılır.
Kongre yapılmadığı için teşkilat içi dinamizm oluşmadı, gönüllü çalışma kültürü gelişmedi. Sahaya çıkacak kadro ya sınırlı kaldı ya da kısa sürede dağıldı.
İç Sorunlar Dışarıya Taştı
Teşkilat içinde yaşanan huzursuzluklar ve görev değişimleri, zamanla kamuoyuna da yansıdı. Parti içinden gelen eleştiriler, “liyakat” ve “yönetim” tartışmaları; Sakarya’daki Zafer Partisi algısını daha da zayıflattı.
Seçmen açısından tablo netti:
Kongresini bile yapamayan bir yapı, şehir siyasetine yön veremez.
Sakarya’nın Gerçeği Iskalandı
Sakarya, güçlü yerel bağları olan bir şehir. Burada siyaset, yukarıdan aşağıya değil; tabandan yukarıya kurulur. Kongre yapılmaması, bu doğal akışın tamamen tersine bir görüntü verdi.
Zafer Partisi Sakarya’da, şehrin bu refleksini okuyamadı. Yerel iradeye alan açılmadıkça, bu şehirde hiçbir siyasi yapı kalıcı olamaz.
Kongresiz Teşkilat, Karşılıksız Siyaset
Bugün gelinen noktada tablo açıktır:
- Teşkilat var ama kongre yok
- Yönetim var ama taban iradesi yok
- Söylem var ama şehirle bağ yok
Bu yüzden Zafer Partisi Sakarya’da tutmadı.
Siyaset netlik ister. Meşruiyet ister. İrade ister.
Ve en önemlisi, kongre ister.
Sakarya örneği bir kez daha göstermiştir ki:
Zafer, atanarak değil; seçilerek kazanılır.



Yorum gönder