Anahtar Kime Lazım?
Siyaset garip bir şeydir.
Dün yok saydığınıza bugün “olmazsa olmaz” dersiniz.
Son günlerde Ankara kulislerinde tek bir isim konuşuluyor: Yavuz Ağıralioğlu.
Tek bir soru soruluyor: “Hangi ittifaka gidecek?”
Bu sorunun bu kadar büyümesinin sebebi basit. Çünkü Anahtar Parti artık tabeladan ibaret bir parti değil. Anketlerde yukarı doğru hareket eden, sahada karşılık bulan, seçmenin radarına girmiş bir siyasi yapı.
Daha düne kadar görmezden gelenler, bugün seçim dengeleri hesaplanırken bu partiyi denklem dışı bırakamıyor. Türk siyaseti yeni bir denge arayışında.
Bir yanda Cumhur İttifakı cephesi…
Diğer yanda yeni ittifak tartışmaları ve arayışlar…
Herkesin gözü aynı yerde: “Bu parti kimin yanında duracak?”
Ama asıl soru şu olmalı:
Bu parti neden birilerinin yanında durmak zorunda olsun?
Türkiye’de siyaset uzun zamandır ittifak masalarına sıkıştı. İlkelerden çok sayılar konuşuluyor. Kim kimi geçer, kim kimin eksiğini kapatır…
Oysa seçmen artık bu hesap kitap siyasetinden yoruldu. İnsanlar cebine, geleceğine, çocuğunun yarınına bakıyor. “Kim kiminle?” sorusundan çok, “Kim ne yapacak?” sorusuna cevap arıyor.
Anahtar Parti’nin bugün karşı karşıya olduğu tablo net:
Ya bir kilit parti olarak konumlanacak,
ya da doğrudan birinci parti hedefi ortaya koyacak.
“Kilit parti” olmak kulağa hoş gelir. Ama kilit, bir başkasının kapısını açar. Anahtarın kendi kapısı yoksa, hep başkasına hizmet eder.
Siyasette büyümek masada olmaz. Sokakta olur. Çarşıda olur. Gençlerin gözünün içine bakarak olur. Kadınların derdini dinleyerek olur.
Eğer bir hareket gerçekten yükselmek istiyorsa, bunu sandık günü değil; seçimden aylar önce, yıllar önce sahada gösterir.
Bugün yaşananlar bir gerçeği ortaya koyuyor: Yavuz Ağıralioğlu liderliğindeki Anahtar Parti, artık Ankara kulislerinin merkezinde. Bu da demektir ki siyasi denklem değişiyor.
Ama asıl mesele şu:
Başkasının planına eklemlenmek mi?
Yoksa kendi yolunu çizmek mi?
Önümüzdeki süreçte göreceğiz.
Anahtar başkasının kapısını mı açacak,
yoksa kendi kapısını mı inşa edecek?
Bu sorunun cevabı sadece bir partinin değil, Türk siyasetinin yönünü de belirleyecek.



Yorum gönder