Fındık Fiyatları Neden Düşüyor? Gerçek Rekolte ve Üreticinin Sessiz Direnişi
Fındık…
Kimi için bir ihracat kalemi, kimi için stratejik meta. Ama üretici için; bir yılın emeği, çocuğunun okul masrafı, evinin kışı, geleceğinin teminatıdır. Şimdi bu alın teri, büyük oyuncuların kurduğu masada yeniden “ucuzdan kapatılmak” isteniyor. Ve sahnede yine aynı oyun var: “Yüksek rekolte söylentisi, düşük fiyat baskısı, sessiz seyirci rolündeki kamu.”
Ama bu kez tablo biraz farklı. Çünkü üretici artık bu oyunu ezberledi.
Ve bu kez en güçlü silahını kuşanıyor: İnat.
Son haftalarda fındık piyasasında yaşanan fiyat düşüşü, tesadüf değil; planlı bir psikolojik operasyonun parçası. “Rekolte yüksek” deniyor, ama sahadan gelen veriler, don zararı ve hava koşullarının rekolteyi ciddi biçimde aşağı çektiğini gösteriyor. Gerçek üretim miktarı, açıklanan iyimser tahminlerin çok altında. Buna rağmen fiyat düşüyorsa, ortada serbest piyasa değil, organize bir manipülasyon var demektir.
Ve işin en acı tarafı, bu süreçte Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) konumu üreticinin lehine değil, aleyhine çalışıyor.
TMO, üretici için fiyat istikrarının güvencesi olması gerekirken; belirlediği 195 TL gibi düşük bir fiyatla adeta büyük alıcıların “referans noktası”na dönüşmüş durumda. Oysa TMO’nun görevi piyasayı dengelemek, üreticiyi korumaktır — piyasanın kaderini tekelleşmeye teslim etmek değil.
Bu şartlar altında, üreticinin önünde iki yol var:
Ya paniğe kapılıp fındığını değerinin çok altında elden çıkaracak…
Ya da inatla direnecek, emeğine sahip çıkacak.
Fındık fiyatı, üreticinin sabrıyla şekillenir. Panik satış, alıcının elini güçlendirir; direniş ise dengeyi üretici lehine çevirir. Çünkü fındık piyasasında arzın patronu üreticidir. Büyük alıcı, ne kadar güçlü olursa olsun, üretici fındığı elinde tuttuğu sürece o güç kâğıt üzerinde kalır.
O yüzden çağrım nettir:
Fındığınızı satmayın, saklayın.
Gerçek maliyetin altında hiçbir fiyat, “kazanç” değildir.
Sadece mutlak ihtiyacınız kadar küçük satışlar yapın.
Her beklediğiniz gün, alıcı daha fazla stres yaşayacak; her dayanışma adımı, fiyatın gerçek değerine dönmesini hızlandıracaktır.
Bugün sabır, üreticinin finansman gücü kadar stratejik aklını da test ediyor.
Belki zor günler… Belki nakit sıkıntısı kapıda.
Ama unutmayın: Fındığınızı ucuza sattığınızda, sadece ürününüzü değil, emeğinizi, onurunuzu ve pazardaki söz hakkınızı da teslim etmiş olursunuz.
Bu topraklarda üretici, tarih boyunca çok baskıya direndi; şimdi de direnecek.
Fındıkta bu oyunu bozacak tek güç, üreticinin kendi direncidir.
Ne kurumdan, ne lobiden, ne de dışarıdan bir kurtarıcı bekleyin.
Bu savaşın kazananı, dayanışma gösteren, stokçuların oyununa gelmeyen üretici olacaktır.
Sabırla, inatla, akılla bekleyin.
Çünkü bu inat, yalnızca bir ürünün değil, bir emeğin onur mücadelesidir.
“Fındığın kaderini tüccar değil, üretici belirler.”
Ve o gün geldiğinde, kazanan yalnızca fındık değil — alın teri olacaktır.
Günün sözü:
“Emeğin değeri, onu koruma cesaretiyle ölçülür.”



Yorum gönder