SGK’dan Esnaf ve Çiftçiye Nefes Aldıran Adım

Türkiye’de milyonlarca esnaf, çiftçi ve işveren için SGK yapılandırma süreçleri yalnızca mali bir işlem değil; üretimin, istihdamın ve ticari hayatın devamı açısından hayati bir başlık. Uzun süredir Bağ-Kur borcu ve prim borcu nedeniyle ekonomik faaliyetleri aksayan kesimler için yayımlanan SGK genelgesi 2026/7, sistemi rahatlatan kritik bir eşik oldu.

Yeni düzenleme, borcu olanı cezalandıran değil; ayağa kaldırmayı hedefleyen bir yaklaşımı temsil ediyor. En çarpıcı adım, teminatsız yapılandırma sınırının 50 bin TL’den 250 bin TL’ye çıkarılması. Bu değişiklik, küçük ve orta ölçekli işletmeler için borç taksitlendirme sürecini erişilebilir kılıyor; bankaya ya da tapuya gitmeden çözüm üretiyor.

Bir diğer önemli başlık ise Bağ-Kur borcu bulunan sigortalılara borcu yoktur yazısı alma yolunun açılması. Özellikle 4/b kapsamındaki esnaf ve çiftçi için bu adım, ticari hayatın önündeki bürokratik engellerin kaldırılması anlamına geliyor. Borç taksitlendirilirken resmi işlemlerin yapılabilmesi, piyasaya doğrudan nefes aldırıyor.

Genelgede yer alan “daha fazla hata payı” uygulamasıyla taksit ihlali hakkının artırılması, ekonomik dalgalanmalardan etkilenen kesimler için sistemi daha insaflı hale getiriyor. Ayrıca geçmişte yapılandırması bozulanlara tanınan “temiz sayfa” imkânı, SGK kolaylıkları kapsamında devlete olan güveni onarmayı amaçlıyor.

Sosyal yönü en güçlü düzenleme ise kademeli ödeme planı. Geliri düşük olan prim borcu sahipleri için ilk altı ay yarım taksit uygulaması, borcu yönetilebilir kılıyor. Bu yaklaşım, esnaf destekleri politikasının sahadaki somut karşılığıdır.

Tüm bu adımlar birlikte okunduğunda, karşımızda sadece bir yapılandırma değil; sosyal güvenlik reformu niteliği taşıyan bir politika değişimi var. Ama asıl mesele, bu düzenlemelerin sahada eşit, hızlı ve adil biçimde uygulanmasıdır. Eğer bu başarı sağlanırsa, SGK yapılandırma süreci yalnızca borçları düzenleyen değil; üretimi, istihdamı ve ekonomik güveni güçlendiren bir kaldıraç olacaktır.

Sonuç olarak bu düzenleme, borçluya “sus” diyen değil; “üretebilmen için yol açıyorum” diyen bir düzenlemedir. Bugün esnaf ve çiftçi için asıl ihtiyaç da tam olarak budur: Borçtan değil, üretimden konuşabilmek.

Yorum gönder